Yaşamlarımızı şekillendiren en etkili güç: Plasebo Etkisi

Bu sabah uyandığımda nedense “Plasebo Etkisi”nden bahsetmek istedim. İlk kez tıp literatürüne 1785 yılında girmiş bu terim. Yani, II. Dünya savaşında morfinin bulunma sıkıntısına karşı doktorların hastalarına tuzlu su enjekte etmesi ile askerlerin ağrılarının azalması gözleminden çok daha öncesine dayanıyor. Hatta M.Ö. 3. yüzyılda Mısırlı rahipler tarafından hastalar üzerinde farklı tılsımlı şeyler kullanılarak denenmiş ve verimli sonuçlar alınmıştır.

Plasebo etkisi, aslında bir telkinle (bu telkini kendiniz ya da size güvendiğiniz bir başka insan sunabilir) bir gıdayı, bir gıda takviyesini, bir ilacı, bir karışımı, bir takıyı, bir giysiyi, anlam yüklediğiniz herhangi bir şeyi, genelde sağlık problemlerinizin geçmesi adına kullanmanız ve gerçekten etki görmeniz ve bu etkinin ölçüm metodolojilerine dayanan kocaman bir konseptir aslında bu etki.

Öyle güçlüdür ki plasebo etkisi, bugüne kadar keşfedilen ilaçların çok büyük bir kısmı sadece “plasebo etkisini geçemediğinden dolayı” piyasaya çıkamamıştır.

Plasebo terimi aslında Latince “hoşnut etmek, hoşuna gitmek” anlamında kullanılmaktadır. Ve sağlıkla ilgili inançlarımızın temeline dayanan, bilimsel olarak güçlü etkiler doğuran bir etkidir. Aslında sevmek, aşık olmak gibi insan canlısının bu hayata sadece sevgisel güdülerle tutunduğunun da bir ispatı niteliğindedir.

Plasebo etkisinin modern bilimsel araştırması 20. yüzyılda başlamıştır. 1955 yılında, Amerikalı anestezi uzmanı Henry Beecher, cerrahi hastalarda ağrı kesici etkisi için plasebonun etkinliğini incelediği bir çalışma yayınlamıştır. Beecher’ın çalışması, plasebonun sadece psikolojik bir etki olmadığını, aynı zamanda fizyolojik değişikliklere de neden olabileceğini göstermiştir.

Plasebo etkisinin keşfine katkıda bulunan bazı önemli kişiler şunlardır:

Sir Thomas Percival (1740-1803): İngiliz hekim Percival, plasebonun etik kullanımı hakkında yazan ilk kişilerden biridir.

Heidemarie Lentz (1900-1984): Alman-Amerikalı psikolog Lentz, plasebo etkisinin nörolojik temellerini araştıran ilk bilim insanlarından biridir.

Arthur Barsalou (1942- ): Amerikalı psikolog Barsalou, plasebo etkisinin beynin beklenti sistemleriyle nasıl ilişkili olduğunu inceleyen önde gelen araştırmacılardan biridir.

Plasebo etkisi, yaşamımızdaki çok güçlü ve bizlerde değişimler yaratabilen bir etkidir aslında. Sabah, enerji içecekleri ile, enerji içeceği yerine geçebilcek “plasebo örneklerin” tüketen insanlar üzerindeki etkilerini konu alan genişçe bir bilimsel yayına denk gelince bu etki hakkında biraz yazmak istedim. Çünkü aslında plasebo sadece ilaç/gıda takviyesi/kozmetik vs. gibi ürünlerin üzerimizdeki sağlık etkilerinde değil, kendimizi iyi hissedebilecek her türlü inancımızda, her türlü aktivitemizde de geçerli bir etki. Örneğin, bunun en güçlü görüldüğü yerlerden biri “fallar”..

Plasebo etkisi “nöropazarlama”nın da bir konusu aslında. Çünkü insanlara pazarlanan herhangi bir ürünün “iyi geldiğini” göstermeniz, onlara bunu hissettirmeniz için yapmanız gereken, söylemeniz gereken, renklerle ve görsellerle iletmeniz gereken binlerce mesajın, iletilen kişide güçlü bir plasebo etkisi uyandırmasını sağlamanız gerekiyor. Tam da bu nedenle mesela bir çok duygusal etki yaratabilecek reklam filmlerinde ışığın tonu hep “gün batışı” tonundadır 🙂 Bu konuda yazılacak çok fazla şey var. Mesela plasebonun nörobilimi.. Yakın zamanda bu konuda da yazacağım.

Güzel bir gün geçirmenizi diliyorum.


Can KAYACILAR sitesinden daha fazla şey keşfedin

Subscribe to get the latest posts sent to your email.

Bir Cevap Yazın

Hakkımda

Türkiye’nin biyoteknoloji alanında geleceğin trendleri hakkında küçük bir yolculuk.

Daha fazlası için bağlantıyı ziyaret edebilirsiniz.

Can KAYACILAR sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin

Gelecek adına fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Can KAYACILAR'a destek için aşağıdaki simgeden aylık ödeme destek talebinde bulunun.

Okumaya devam et